Dolandırıcılık, günümüzde özellikle internet, sosyal medya ve telefon aracılığıyla en sık karşılaşılan malvarlığına karşı suçlardan biridir. Sahte satış ilanları, kendini kamu görevlisi olarak tanıtan kişiler, yatırım vaadiyle yapılan aldatmalar ve kimlik bilgilerinin kötüye kullanılması bu suçun yaygın örnekleridir.
Dolandırıcılık suçunun unsurları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesine göre dolandırıcılık; hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına yarar sağlamaktır. Suçun oluşması için:
- Hileli davranış: Basit bir yalan yeterli değildir; mağdurun gerçeği fark etmesini engelleyecek nitelikte, ustaca ve kurgulanmış bir davranış gerekir.
- Aldatma: Mağdurun bu hileli davranış sonucunda yanılgıya düşmesi.
- Malvarlığı tasarrufu: Mağdurun aldatılma sonucunda kendi veya bir başkasının malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunması.
- Yarar sağlama ve zarar: Failin veya bir başkasının yarar sağlaması, mağdurun ise zarara uğraması.
Basit dolandırıcılık suçunun cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.
Nitelikli dolandırıcılık
TCK 158’de sayılan hâllerde suç nitelikli dolandırıcılık olarak cezalandırılır ve ceza önemli ölçüde artar. Başlıca nitelikli hâller:
- Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi,
- Mağdurun içinde bulunduğu tehlikeli durum veya algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanılması,
- Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının araç olarak kullanılması,
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması,
- Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılması,
- Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işlemesi,
- Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güven kötüye kullanılarak işlenmesi,
- Kendini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtarak işlenmesi,
- Sigorta bedelini almak amacıyla işlenmesi.
Nitelikli dolandırıcılıkta ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır; bazı nitelikli hâllerde kanun daha yüksek alt sınırlar öngörmektedir. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte veya bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza ayrıca artırılır.
Dolandırıcılık ile hukuki uyuşmazlık arasındaki fark
Her borcun ödenmemesi veya her sözleşmeye aykırılık dolandırıcılık değildir. Örneğin bir kişinin satın aldığı malın bedelini ödememesi, kural olarak hukuki bir uyuşmazlıktır. Dolandırıcılık için baştan itibaren aldatma kastı ve hileli bir kurgu bulunması gerekir. Bu ayrım, şikâyet dilekçesinin hazırlanmasında ve izlenecek yolun belirlenmesinde belirleyicidir.
Mağdur ne yapmalı?
- Delilleri koruyun: Mesajlar, e-postalar, ilan ekran görüntüleri, banka dekontları ve telefon kayıtları.
- Bankanızla iletişime geçin: Para transferi yapılmışsa bankanıza derhal bildirimde bulunun; hesap blokesi için zaman kritik öneme sahiptir.
- Şikâyette bulunun: Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa şikâyet dilekçesi verin.
- Zararın tazmini: Ceza yargılamasında katılan olarak yer alabilir ve ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat talep edebilirsiniz.
Etkin pişmanlık
Dolandırıcılık suçunda fail, kovuşturma başlamadan önce mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin etmek suretiyle tamamen giderirse, cezasında üçte ikiye kadar indirim yapılır. Etkin pişmanlık hüküm verilmeden önce gösterilirse indirim yarıya kadar olabilir. Kısmi geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümleri ancak mağdurun rızası ile uygulanabilir.
Uzlaştırma
Basit dolandırıcılık suçu uzlaştırma kapsamındadır. Bu durumda dosya, taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanamayacağının belirlenmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. Nitelikli dolandırıcılık ise uzlaştırma kapsamında değildir. Uzlaştırma sürecini ayrı bir yazımızda ele aldık.
Dolandırıcılık dosyalarında hızlı hareket etmek, hem delillerin kaybolmasını hem de paranın el değiştirmesini önlemek açısından büyük önem taşır.