Türk hukukunda kişi, malvarlığını ölüme bağlı tasarruflarla dilediği gibi dağıtma konusunda sınırsız bir özgürlüğe sahip değildir. Kanun, belirli yakınlar için miras payının bir kısmını saklı pay olarak korur. Miras bırakan bu sınırı aşan tasarruflarda bulunursa, saklı payı zedelenen mirasçı tenkis davası açarak payını talep edebilir.
Saklı paylı mirasçılar kimlerdir?
Türk Medeni Kanunu’na göre saklı paylı mirasçılar şunlardır:
- Altsoy (çocuklar, torunlar),
- Ana ve baba,
- Sağ kalan eş.
Kardeşler, 2007 yılında yapılan değişiklikle saklı paylı mirasçı olmaktan çıkarılmıştır. Kardeşler yasal mirasçı olmaya devam etmekle birlikte, miras bırakan vasiyetname ile onları mirastan tamamen yoksun bırakabilir.
Saklı pay oranları
| Mirasçı | Saklı pay |
|---|---|
| Altsoy | Yasal miras payının yarısı |
| Ana ve babadan her biri | Yasal miras payının dörtte biri |
| Sağ kalan eş (altsoy veya ana-baba zümresi ile mirasçı olursa) | Yasal miras payının tamamı |
| Sağ kalan eş (diğer hâllerde) | Yasal miras payının dörtte üçü |
Örneğin, eşi ve iki çocuğu bulunan bir kişinin terekesinde eşin yasal payı 1/4, her bir çocuğun yasal payı 3/8’dir. Bu durumda eşin saklı payı 1/4, her bir çocuğun saklı payı ise 3/16’dır. Miras bırakan, saklı paylar toplamı dışında kalan tasarruf edilebilir kısım üzerinde serbestçe tasarruf edebilir.
Tenkise tabi tasarruflar
Saklı payları ihlal eden tasarruflar, ihlal edilen kısım oranında indirime (tenkise) tabidir:
Ölüme bağlı tasarruflar
Vasiyetname veya miras sözleşmesi ile yapılan ve tasarruf oranını aşan kazandırmalar tenkis edilir.
Sağlararası kazandırmalar
Miras bırakanın sağlığında yaptığı bazı kazandırmalar da tenkise tabidir:
- Mirasçılara mirasçılık payına mahsuben yapılan ve denkleştirmeye tabi olmayan kazandırmalar,
- Mirasçılık payına mahsuben mal paylaşımı yoluyla yapılan kazandırmalar,
- Miras bırakanın serbestçe geri alabileceği bağışlamalar ile ölümünden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar (olağan hediyeler hariç),
- Saklı pay kurallarından kaçmak amacıyla yapıldığı açıkça belli olan devirler.
Tenkis sırası
Tenkis, önce ölüme bağlı tasarruflardan yapılır. Bunlar yetmezse sağlararası kazandırmalara geçilir ve en yeni tarihli kazandırmadan başlanarak eski tarihlilere doğru gidilir.
Tenkis davasının süresi
Tenkis davası hak düşürücü sürelere tabidir:
- Mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl,
- Her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda ise mirasın açılmasından (ölüm tarihinden) itibaren on yıl
içinde dava açılmalıdır. Ancak tenkis, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Örneğin, vasiyet alacaklısı vasiyeti yerine getirilmesini talep ettiğinde, saklı paylı mirasçı süre sınırı olmaksızın tenkis def’inde bulunabilir.
Görevli ve yetkili mahkeme
Tenkis davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme, kural olarak miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
Tenkis ile muris muvazaası arasındaki fark
Uygulamada miras bırakanın taşınmazı bir mirasçıya satış gibi gösterdiği durumlarda hem tenkis hem de muris muvazaası gündeme gelebilir. Muris muvazaası davasında işlemin tamamen geçersizliği ileri sürülürken, tenkis davasında yalnızca saklı payı aşan kısmın indirimi istenir. Bu nedenle uygulamada davalar çoğu zaman kademeli (terditli) olarak açılır: öncelikle muvazaa nedeniyle iptal, bu kabul edilmezse tenkis talep edilir.
Tenkis hesaplaması
Tenkis davası teknik bir hesaplama gerektirir. Terekenin aktif ve pasifi, sağlararası kazandırmalar ve bunların dava tarihindeki değerleri bilirkişi raporuyla belirlenir. Hesaplama sonucunda davacının saklı payının ne ölçüde ihlal edildiği ortaya konur.
Saklı pay ve tenkis, miras planlaması yapan kişilerin de dikkate alması gereken kurallardır. Vasiyetname hazırlanırken saklı paylara uygun bir dağıtım yapılması, mirasçılar arasında ileride doğabilecek davaların önüne geçer.